LE MONDE: TÜRKİYE, KÖKENLERİNİ ARAŞTIRAN ERMENİ ZİYARETÇİLERE KAPILARINI AÇIYOR

PARİS, 24/09(BYE)— Tirajı günde 314 bin olan Le Monde gazetesinin 24 Eylül 2010 tarihli sayısında yukarıdaki başlık altında yayımlanan Guillaume Perrier imzalı İstanbul çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:

Düzyayla, Sivas ilinin yeşil bir tepesinde bulunan ve arazisinden bir ırmak geçen 200 nüfuslu sakin bir köy. Sakalları beyazlamış birkaç ihtiyar, taştan bir bank üzerinde gölgede sohbet ediyor. Çok fazla turist yok, bu nedenle çocuklar, yabancıları taşıyan bir minibüs geldiğinde koşturuyor. Tereddütlü yaklaşan ziyaretçiler, kendilerini tanıtıyor: Eski adı Horhon olan bu köyde yaşamış Ermenilerin torunları oluyorlar. Atalarının topraklarını ziyaret etme girişimi, yavaş yavaş geçmişini sorgulayan Türkiye’de sıkça görülmeye başlanıyor.

Bir köylü “Ermeni evlerini mi arıyorsunuz? Toplamda on altı veya on yedi tane vardı, biraz aşağısında ise bir kilise vardı.” diyor.

Küçük grup, kendisine rehberlik eden adamın peşinden gidiyor. Yol, uzamış otların kapladığı bir taş birikintisinin çevresinden dolaşıyor. Bir dikilitaş üzerindeki yazılardan zamanla buranın harabeye dönüşen bir Ermeni kilisesi olduğu anlaşılıyor. New York’tan gelen bir Rose-Anne adlı Amerikalı kadın “Çok dokunaklı, dedemiz bu kilisede vaftiz edilmiş ve evlenmiş.” diyor ve “ABD’ye 1910 yılında, soykırımdan önce arkasında ailesini bırakarak gittiğini, eşi ve çocuklarının 1915’te Anadolu Ermenilerinin katliamı sırasında öldürüldüklerini” anlatıyor.

Rose-Anne, ailesi hakkında çoğu zaman yumuşatılmış belli belirsiz öyküler biliyordu. Büyük dedesinin Kayseri bölgesindeki bir köyde bir Ortodoks rahip olduğunu, dedesinin ise ABD’ye göç ettiğini biliyordu. Türkiye’ye gelme kararı, diasporadan birçok Ermeni için de olduğu gibi oldukça zor bir karar olmuş. Rose-Anne, Fransa ve New York’taki kuzenleriyle korkusunu yenmiş ve Armen Aroyan ile İstanbul’a doğru yola çıkmış.

Los Angeles’lı bir Ermeni olan Armen Aroyan bu girişimiyle bir öncü. Kökenlerini araştıran soykırımdan kurtulmuş Ermenilerin torunları için yirmi yıldır özel turlar düzenliyor. Anadolu’da köyleri gezerek soykırım yapanların bıraktığı izleri ortaya çıkarıyor. Suriye yakınlarındaki Antep’ten kaçan bir aileden gelen Mısır doğumlu altmış yaşlarındaki Aroyan, “Türkiye’ye 1990’lı yıllarda geldim, keşfetmem gereken kendi hikâyem vardı. California’ya döndüğümde bulduklarımı paylaştım.” diyor. 1990 yılında Mac Donnell-Douglas firmasında mühendis olarak çalışan Armen Aroyan’ın ekonomik sıkıntılar nedeniyle işine son verilmiş. “Hemen sonrasında Ermeni gruplar için ziyaretler düzenlemeye başladığını” anlatıyor. “Bu yolculuğu yapanların hepsi bir eve, bir okula veya bağlara kavuştular… Kimileri ise ailelerinin unutulmuş bir kolu ile yeniden bağlantı kurabildi.” diye sözlerine devam ediyor. Aroyan, 1991 yılından bu yana neredeyse 70 grup ve 800 kişiyi Ermeni soykırımının izlerinin keşfine sürüklemiş.

Onlarca kişisel hikâye kaydedip, 600’den fazla Ermeni köyün listesini çıkarmış. Yaklaşık otuz şehirde, soykırımın tam olarak yok edemediği bir varlığın işareti olan unutulmuş küçük topluluklar keşfetmiş.

Armen Aroyan, o gün, grubunu, Sivas yakınlarındaki ücra bir köye götürüyor. Bir saat süren ve bir yere varamayan konuşmaların ardından eskiler, Hovagim adında bir Ermeni’nin hâlâ köyde yaşadığını hatırlıyor. Yarım saat sonrasında paçavralar içinde 85 yaşlarında bir adam iki büklüm bir vaziyette bastonuna tutunarak geliyor. Tedirginlikle “Burada Ermenice konuşmamak lazım.” diyor. Elli yıldır kullanmadığı ana dilini hızlıca hatırlayan adam, kız ve erkek kardeşlerinin “gittiğini” ve yoksulluk içinde yalnız yaşadığını anlatıyor. Gözleriyle çevreyi dikkatle inceleyen yaşlı adam “Çok konuşursam başımı keserler.” diyor. Adam bu düşüncesinde yalnız değil.

Soykırımın titizlikle yürütüldüğü bu bölgede bazı Ermeniler hayatta kalabilmiş ve bunu, tehditlere rağmen yapabilmişler. Ailesi 1960’lı yıllara kadar Sivas’ta kalan ve daha sonra İstanbul’a yerleşen Türk Ermeni gazetesi Agos’un Müdürü Rober Koptaş “Dedem fırıncıydı, Türk askerinin de ekmeğe ihtiyacı vardı, bu yüzden bizi öldürmediler.” diyor. Biraz kuzeydeki Gümüşhacıköy kasabasında dört Ermeni yaşıyor. Gabriel’in doğramacı olan dedesi 1915 yılında tarlalara saklanarak katliamdan kurtulmuş. Yaşlı adam ağlayarak “Bu konuda konuşmak istemiyorum, çok acı çektik.” diyor. Onun yerine babasının Ermeni mahallesine inşa ettiği ve belediyenin “Ulus Hamamı” adını verdiği Hamam’ı ziyaretçilere göstermeyi tercih ediyor.

Merzifon’da ortaokulun çevresinde yaşayan beş bin Ermeni’den geriye kimse kalmamış. Aroyan, çoğunun California’da Fresno’da olduklarını söylüyor. “Bu evde Dildilian ailesi yaşardı, New York’a yerleşmiş ünlü fotoğrafçılar.” diyor. Ermeni cemaati faciadan önce şehir merkezinde geniş bir kilise inşa ettirmiş. Ancak kilise hiçbir zaman kullanılamamış. Türkler daha sonra kiliseyi sinemaya dönüştürmüşler. İskhan köyündeki kilise ise bir minare eklenerek ve içindeki freskler kireçle kaplanarak 1984 yılında camiye dönüştürülmüş. Bu buluş, Lyon’dan gelen Astrik ve kız kardeşi için büyük bir yara. Dedeleri burada rahipmiş, okulda ders veriyor ve hemen yanındaki evde ailesiyle yaşıyormuş. Astrik, üzgün bir gülümsemeyle “Babam bu avluda oynamış.” diyor. Süpürge odasına çevrilen alanda ziyaretçiler, imamın meraklı bakışları karşısında ilahiler söylemeye başlıyor.

Kuzenler, Anadolu’ya ilk kez geliyor. Acıma duygusuyla dolu kısa boylu bir adam “Benim dedem de Ermenileri öldürdü.” diyerek ortaya çıktığında, bir an için şok ve duygu dolu anlar hissediliyor. Türkiye’nin bugün konuşma özgürlüğü, “Türk” kelimesini çoğu zaman cellatla eşleştiren diaspora Ermenileri için tam bir sürpriz. Öğretmen olan Donnie “anneannelerinin anlattıklarını, koyun sürülerini, buğday tarlalarını bulmanın” şaşkınlığını dile getiriyor. Böreklerin lezzeti, çoban köpeklerinin silueti ve ateş üstünde pişen Türk kahvesi… “Gerçekten de hayatımızın yolculuğu.” diyor.

Fotoğraflarda:

  1. Düzyayla Köyü
  2. Gölköyü’nde bulunan kilise kalıntıları
  3. Sıvas İli
  4. Ermeni Merzifon kilisesinin kalıntıları

http://www.haberx.com/le_monde_turkiye_kokenlerini_arastiran_ermeni_ziyaretcilere_kapilarini_aciyor(17,n,10459022,794).aspx